![]()
Köksal BAYRAKTAR
koksal@hotmail.fr
Karsniya Dediğin
24/01/2012 Karsniya'nın
kırmızı çizgileri vardı(dır).Yolda arkadaşını
terkedeni, mecliste kabahat ettiği halde cezasını çekmeyip suya
basılanı, birinin namusuna yan bakanı, oğul everene , ev yapana ,kanayaklıya
yardımdan kaçanı kimse adam yerine koymaz.
Adam gibi adamı ve davranışıda herkes takdir eder.Vezir amcanın kızı
Güleser abla Hantuşet' ten genç bir öğretmenle nişanlanmıştı. Düğün günü gelmiş
çatmış. Aramış ,taramış çalgıcı bulunamamış. Ne edelim? Nasıl yapalım? Diye
kara kara düşünülürken Asım öğretmen imdada yetişir.
Benim Karsniya'nın insanlarından öte hayvanlarına bile nazım geçer, sözüm dinlenir.Haydin gidelim halimizi anlatalım ;eminim bizi anlayacaklardır. Davullu, zurnalı düğün alayı beklenirken ;sessiz sakin bir düğün alayı ki kimsenin yüzü gülmüyor ,suratlar asık. Düğün alayını görenlerin yüzünde istihza.Kız evinde kazanlar kurulmuş, yerler yarılmış. Her şey mükemmel olsun,eksik bir şey olmasın diye koşuşturuluyor. Komşular gelip soruyorlar ne yapabiliriz diye. Hazırlıklar yeniden gözden geçiriliyor. Her şey hazır. Şöyle halay çekeceğiz, böyle bar Şurada
horon oynayacağız diye muhabbetler yapılırken makar (düğün alayı)geliyor
sessiz, sakin. Kaynar su dökülmüş gibi oluyor herkes. Yüzler buruşuyor, kaşlar
çatılıyor. Hayır
olmaz, olamaz böyle şey, hayır olur inşallah. Vezir emi *sakin olun
bakalım. Bir sebebi olmalı. İnşallah ölen yiten kimse yoktur. *diyerek
merakları gidermeye çalışır. Hoşbeş, hal hatır
sorulduktan sonra herkesin merak ettiği meseleyi Asım öğretmen açar.*Dostlarım,
yanınızda yüzümüz kara. Hepimiz çok üzgünüz. Çalgıcı bulamadık. Her tarafı
ahtar-güdar ettik. Yer demir gökbakır.
Biz bulamadık. Siz bulabilirseniz minnettar oluruz. Bizi anlayacağınızı umuyor
affınıza sığınıyoruz.* Bir an için ortalık buz kesti.
Sessizlik. Sonra fısıltı yankılandı köyde. Çalgı yokmuş. Olurmu canım. Önceden
tutsalardı. Dulkarı düğünümü ? Vezir emi endişeli*Vallahi ben sizi anlamasına anlıyorumda zennelere nasıl anlatacağız bilmiyorum. Bir onlara soralım. İnşallah anlatabiliriz*diyerek kadınlar bölümüne geçer. Esas kıyamette orda kopar.At kaçtı torba düştü. Herkesin hayalleri bir anda tuzbuz olur. Olmaz efendim. Nerde görülmüş bir kızın davulsuz zurnasız düğünü.... Vezir emi iki ateş arasında kalmıştı. Bir tarafta canı gibi sevdiği kızı , yıkılan hayalleri ,diğer tarafta dostu. Yoksa, bulamamışlarsa yaratamazlarya. Nasıl çıkacak bu işin içinden, kara kara düşünerek meclise döner. Durumu izah eder. Ben çekiliyorum kenara .Kardeşim Taştan'ı vekil tayin ediyorum. Onunla verdiğiniz her kararı kabul edeceğim ,diyerek topu Taştan ağabeye atmıştı. Taştan ağabey sevdiği yeğenini gözü yaşlı görünce çok üzülmüştü. Top ona atılınca nefesler tutulmuş, gözler ona çevrilmişti. O ise ayağa kalkarak **Olmaz. Çalgı buraya gelmeden bu gelin bu evden çıkmaz.** demiş okkalı bir yeminle de kararını pekiştirerek meclisi terketmişti. Söz bitmişti. Çalgı bulunmak zorundaydı. Tek çözüm buydu.Akşam karanlığı basmak üzereydi. Her kola atlılar çıkarıldı. Her ne pahasına olursa olsun çalgı bulunup getirilecekti. Umutla iyi haber
beklenirken düğün edebileceği kadar devam etti. Yemekler yendi. Kahveler
içildi. Düğün şakaları yapıldı. Bunlardan önemlisi, iki fincan kahveyi aynı
anda içmektir. Bu işin tekniği ve kuralları var. Tabla ile davetlinin önüne
gelen kahve dolu fincanlardan bir elle iki fincan kahve alır. Yere koymadan
yere damlatmadan içmek durumundadır. Yere damlatır yada bir yere bırakmak
zorunda kalırsa hizmet eden tablayı tıryakinin önüne koyar .Bahşiş ister.
Şakalar yapılır ama hizmet edeni tatmin edecek bir bahşiş ödenir. Hizmet eden
biraz usta ise kahveyi çok sıcak servis yapar. Misafirler paylaşıldı akşam geç vakit.Sabah güneşi doğarken pantep tarafından coşkulu bir davul zurna havası duyduk. Balkonlara koştuk. Köy kımıldadı. Asık suratler in yerini gülümsiyen yüzler aldı. Nara atan hurra çeken sesler çocuk cıvıltıları doldurdu köyü. Bir çok çocuk toplu halde sesin geldiği tarafa doğru koşuşuyordu. Olanlar unutuldu bile. Hemen harmanlarda coşkulu bir horon çevrildi. Arkasından halaylar barlar oynandı. Herkes mutluydu. Gülündü ,oynandı. Gelin çıkarıldı. Tatlılıkla karşılıklı özür dilemelerle yolcu edildi düğün alayı. Köyümüzün en yakışıklı ,hatırlı delikanlılarından biriydi,komşumuz Osman(Gündüz).Servet eminin kızı Emsal ablayla sevdalandılar .Kara sevdaya dönüştü bu sevda zamanla. Servet emmi LA diyor İLLA demiyor. Köy Osmanla bir tarafa Servet emi bir tarafa. Kurdogil'in Arif amca abdest alırken ''Allah sen Emsal'i Osman'a yaz diye dua ettiğini kulaklarımla duymuştum. Sonra Servet emi razı olmak zorunda kaldıda aşıklar güzel bir düğünle kavuştular. Osman bir zaman sonra çalışmakta olduğu Murgul'dan gelirken Çoruh'a uçan araba da boğuldu. Tüm Karsniya 5 yıl matemini tuttu.Davullu zurnalı düğün ,sünnet düğünü yapmadı. Acıyı paylaştı. Yukarı mahalleden komşumuz Kazım amcada yine Çoruh'a uçan bir arabada yaşamını kaybetmişti. Evin babalık görevide Fahrettin'e (namı değer Uzun)kalmıştı.Fahrettin kardeşi Hayrettin'i Hantuşet'ten Güleser'in görümcesi ile nişanladı. Düğün günü yaklaşırken hep fahrettin'i uyarıyorduk.**Köyümüzden oraya gelin giderken yaşanan sorunları kimse unutmamıştır. Osman matemi sessiz bir kararla devam ediyor. Çokta yakını olduğundan cesaret edemiyordu. Defalarca dünürü ile konuşarak çalgısız düğün yapmaya karar vermişlerdi. Bizim evden ben katılmıştım makar olarak.Düğün kafilemizle köye ve düğün evine vardık.Çok iyi karşılandık. Kahvelerimizi içtik. Ama hep kulaklarımız kiriştedir. Bir fısıltı dolaşırken Fahrattin tüm davetlilerini salona çağırdı. Odada herkes kulak kesilmiş sesizce bekleyişte. Fahrettin çok ciddi ve güvenle söze başladı. **__Arkadaşlar
köyümüzde amcazadem Osman'ın köyce
tuttuğumuz matemini herkes biliyor. Ben bunu dünürüme anlattım. Köyümüzde
çalgılı düğün yapamayız. İstenirse buraya getirebileceğimi ama dönüşte köye
varmadan çalgıcıları göndereceğimi her fırsatta kendisine ifade ettim. Dostum acımızı paylaştığını, matemimize katılarak çalgı istemediğini ifade etmiştir. Şimdi Hantuşet'in gençleri Çalgıcı istiyorlar. Bütün davetlilerimle biz burada misafiriz. Hiç kimse bir tarafa gidemez. Gençlerimizin istekleride başım gözüm üstüne. Bulsun getirsinler, bütün masrafları bana ait olduğunu huzurunuzda kabul ediyorum. VAAUV. Çok diplomatik bir konuşmaydı.Sözü kız babası aldı. __Dostumun dediklerinin
tamamı doğrudur. Dostum deyip acısını, sevincini paylaşmıyan kimse gerçekten
dost olamaz. Düğünde çalgı olmamasını
berabar karar verdik. Misafirlerimizin
hiçbir hatası yoktur. Acılarını paylaşıyor, matemlerine katılıyoruz. Benim
kızım gittiği yerde insanlığı ile eşine komşularına, arkadaşlarına kendini iyi bir insan olarak kabul ettirirse esas düğünü o zaman olur. Şimdi gençlerimiz çalgı istiyorlarsa bulsun getirsinler masrafları dünürüme ait değil tümü bana aittir. Herkes rahat olsun başım gözüm üstünde yeriniz var. Elimizden geldiğince rahat ettirmeye çalışacağız. Eksiğimiz kusurumuz olursa affola. Yaşlı ama güngörmüş adam gibi adam diye düşünmüş kendisine hayran olmuştum.Çok iyi ağırlandık. Sabah gelini çıkardık. Gençler köyün çıkışına kadar eşlik ettiler. Memnuniyetle görüşerek ayrıldık. Fahrettin öyle bir aileye dost olduğu, Hayrettin'de damat olduğu içi çok şanslı olduklarını düşünmüştüm. Köksal
Bayraktar Ocak 2012 CHAVANOZ |
Yorumlar |
Karsniya dediğin 01/02/2012 22:25 Abi Yaşanur,Atanur,Ayhan 1974 NİSAN ayında Osman Abi ve Nevzat Amcaları beraber Borçkadan Artvine kadar aradık.
Hatıladın mı?slamlar. Ayhan BAYRAKTAR Karsniya dediğin 27/01/2012 20:06 Eski Karsniyanın ruhu bu yazıda yer alan ve benzeri ayrıntılarda saklıdır. O ayrıntılarda iki yüzlülük yoktur. Yalan dolan kurnazlık yoktur. Kurnazlık sadece espri için kullanılırdı. Necat BAYRAKTAR |
Yazarın diğer yazıları |
Derelerin Kardeşliği - 20/02/2017 |
Bütün dünyada nasıl halkların kardeşliği gerçekse, derelerin kardeşliği de o kadar gerçektir. |
Arkadaşım,Dostum,Yoldaşım, O ve Ben -2- - 11/01/2017 |
İlkokulu bitirdik.Diplomalarımızı aldık.6yıllık Susuz ilköğretmen okulu imtihanlarına yazıldık.Birgün önceden Unushev'de kızkardeşlerinde misafir olduk.Adakkale'de bir okulda imtihana girdik.Rifat Zeki ve ben beraber aynı yerde imtihana girdi |
Arkadaşım,Dostum,Yoldaşım O ve BEN - 14/12/2016 |
Onunla en eski anım yukarki yaylada olmuştu.Yaylamız yoktu.Mallarımızı Anneannem Zahide nenem sağıyordu..Yazın köy çok sıcak diye anam Nuro dayımla yaylaya gönderdi.Atla dayımın kucağında yaylaya vardığımda koşarak beni karşıladı. |
KÖLELİK VE İSLAM - 21/01/2016 |
Okul yaşamı boyunca din dersleri okudu bizim kuşağımız.Genellikle esirgeyen,bağışlayan,sevgi dolu din-i islam içerikli konular öğrendik. |
MENEMEN NE MENEM - 26/12/2015 |
930 yılı 23 aralık tarihinde 24 yaşındaki genç asteğmen KUBİLAY MENEMEN de |
AYYAŞ!! - 11/12/2015 |
'Ayyaş' bir sigara yaktı, bir kadeh rakı koydu, hava sıcak, çarptı tabii.. Kalktı Muş ve Van’ı Ruslardan temizledi. Bir kadeh daha vapurda sanıyor kendini hoopp Samsun’a gitti kafa. Amasya’da Erzurum’da Sivas’ta kongreler. |
KÖYÜME HASRET - 03/11/2015 |
Gel gör ,köyümün çok hoştur yazı . Pancarcı giderdi gelini ,kızı Şimdi yüreklerde kalmıştır sızı Kaldı bizim yaylalar Kutlu köyüne. |
YAŞAMA BAKIŞ - 21/03/2015 |
Aştım koskoca daağları Geçtim ovaları |
İSLAMOFOBİ VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ-1- - 04/02/2015 |
Charli Ebdo baskını ile Medeniyetler çatışması ve İSLAMOFOBİ yeniden ısıtılarak toplumun önüne servis edildi.Temcit pilavı gibi ısıt ısıt ye.Tabii yersen. |
![]() |